Phenoxyethanol cilde zararlı mıdır ?

Kadir

New member
Phenoxyethanol Cilde Zararlı mıdır? Bir Krem Kavanozunun Peşinden Giden Hikâye

Phenoxyethanol Cilde Zararlı mıdır? Bir Krem Kavanozunun Peşinden Giden Hikâye

Geçenlerde banyodaki ürünleri düzenlerken elim bir yüz kremine gitti. Aslında yıllardır kullandığım, hakkında hiç düşünmeden sürdüğüm ürünlerden biriydi. Fakat o gün nedense arka yüzünü çevirdim ve içerik listesini okumaya başladım.

Water, glycerin, caprylic/capric triglyceride derken bir noktada karşıma şu isim çıktı: Phenoxyethanol.

İtiraf edeyim, kelimenin kendisi bile insana biraz şüpheli geliyor. “Phenoxy” ile başlayan, “ethanol” ile biten uzun bir kimyasal isim… İnternette birkaç arama yaptığımda ise işler daha da karıştı. Bir yerde “çok zararlı”, başka bir yerde “güvenli”, bir başka yerde “koruyucu madde” yazıyordu.

Ben de bu konuyu biraz daha yakından araştırmaya başladım.

Sonra fark ettim ki mesele yalnızca “Phenoxyethanol zararlı mı, değil mi?” sorusundan ibaret değil. Asıl soru şu:

Bir kozmetik ürününün içindeki bir maddeyi değerlendirirken korkuyla mı, yoksa bilimsel verilerle mi hareket etmeliyiz?

Bu hikâyeyi de tam olarak bu sorunun peşinden giderken yaşanan küçük bir forum sohbeti üzerinden anlatmak istiyorum.

Bir Akşam Masasında Başlayan Tartışma

Ertesi gün konuyu arkadaş grubumuzda açtım.

Masada dört kişiydik. Mert, her zamanki gibi konuyu pratik tarafından ele aldı.

“Üründe varsa ve şüpheliyse kullanma,” dedi. “Bu kadar basit.”

Elif hemen itiraz etmedi ama soruyu başka bir yere taşıdı.

“Peki şüpheli olduğunu nereden biliyoruz?” dedi. “Bir maddenin adı bize yabancı geliyor diye gerçekten tehlikeli mi oluyor?”

Mert telefonunu çıkarıp içerik listesinin fotoğrafını açtı.

“Ben önce ürünün ne işe yaradığını bulurum. Sonra güvenli kullanım oranına bakarım. Sonra da resmi kurumların ne dediğini kontrol ederim.”

Bu yaklaşım bana oldukça tanıdık geldi. Mert konuyu çözmek için basamaklara ayırıyordu. Elif ise aynı anda başka bir şeyi düşünüyordu: “Bu bilgi insanlarda nasıl bir kaygı oluşturuyor?”

Üstelik ikisi de haklıydı.

Çünkü cilt bakımında yalnızca kimya yok. Pazarlama, alışkanlıklar, sosyal medya, kişisel deneyimler, hatta güzellik anlayışımız bile işin içine giriyor.

Ve belki de mesele tam burada başlıyor.

Phenoxyethanol Aslında Nedir?

Phenoxyethanol, kozmetik ürünlerde yaygın olarak kullanılan bir koruyucudur.

Koruyucu maddelerin görevi ilk bakışta biraz paradoksal gelebilir. İnsanlar çoğu zaman “kimyasal koruyucu” ifadesini duyduğunda ürüne zarar veren bir madde düşünür. Oysa krem, losyon, serum veya makyaj ürünü su ve çeşitli besleyici bileşenler içeriyorsa mikroorganizmaların çoğalması açısından uygun bir ortam oluşturabilir.

İşte koruyucular burada devreye girer.

Ürünün raf ömrü boyunca ve tüketici tarafından kullanılırken bakteri, maya veya küf gibi mikroorganizmaların kontrol altında tutulmasına yardımcı olurlar.

Yani Phenoxyethanol'ün kozmetik içindeki amacı cildi güzelleştirmekten ziyade ürünün mikrobiyolojik açıdan korunmasına yardımcı olmaktır.

Mert hemen araya girdi:

“Yani koruyucu olması tek başına kötü bir şey değil.”

“Kesinlikle,” dedim. “Hatta koruyucunun hiç olmaması da her zaman daha güvenli anlamına gelmiyor.”

Bu noktada sohbetin yönü değişti.

Çünkü internette sıkça karşılaştığımız “koruyucu içermiyor” ifadesinin otomatik olarak “daha sağlıklı” anlamına gelmediğini fark etmek önemli.

Bir ürünün güvenliğini tek bir kelime üzerinden değerlendirmek çoğu zaman mümkün değil.

Peki Cilde Gerçekten Zararlı mı?

Araştırmanın en önemli kısmı burasıydı.

Avrupa Komisyonu bünyesindeki Scientific Committee on Consumer Safety (SCCS), Phenoxyethanol'ü kozmetik ürünlerde koruyucu olarak değerlendirmiş ve mevcut veriler doğrultusunda %1'e kadar kullanımını güvenli kabul etmiştir. Bu değerlendirme, 2-phenoxyethanol olarak adlandırılan madde için yapılmıştır.

Bu bilgi önemli çünkü “Phenoxyethanol zehirlidir” veya “Phenoxyethanol tamamen zararsızdır” gibi iki uç cümleden hiçbirini tek başına kullanmak bilimsel tabloyu doğru yansıtmıyor.

SCCS'nin değerlendirmesinde cilt üzerinden maruziyet, toksikolojik veriler ve güvenlik marjı gibi unsurlar dikkate alınmış. Komite ayrıca çocuklar gibi daha hassas olabilecek grupları da değerlendirmiş ve mevcut kullanım koşullarında güvenlik marjının bulunduğunu belirtmiş.

Elif burada önemli bir soru sordu:

“Peki o zaman bazı insanlar neden kullandıkları ürünün ciltlerini yaktığını veya kızarttığını söylüyor?”

İşte bu, konunun en önemli ayrımlarından biriydi.

Bir bileşenin genel kullanım koşullarında güvenli kabul edilmesi, hiçbir insanın o bileşene karşı reaksiyon gösteremeyeceği anlamına gelmez.

Cilt kişiden kişiye değişir.

Bir kişinin hiçbir problem yaşamadan kullandığı ürün, başka bir kişide tahriş hissi oluşturabilir. Üstelik bunun nedeni Phenoxyethanol olmak zorunda da değildir. Aynı ürünün içinde parfüm, yüzey aktif maddeler, asitler, bitkisel özler veya başka koruyucular bulunabilir.

Bu nedenle “Bu krem yüzümü kızarttı, demek ki Phenoxyethanol zararlı” şeklindeki sonuç her zaman doğru olmayabilir.

Aynı şekilde “Ben yıllardır kullanıyorum, hiçbir şey olmadı, demek ki herkese güvenli” demek de doğru değildir.

Bir Maddeyi Değerlendirirken Neden Doz Bu Kadar Önemli?

Bu noktada Mert'in yaklaşımı tekrar devreye girdi.

“Bir maddenin varlığı ile miktarı aynı şey değil,” dedi.

Tam olarak öyle.

Günlük hayatta zehirli veya tehlikeli olarak bildiğimiz birçok maddenin bile etkisi maruz kalınan miktara, maruziyet süresine, kullanım şekline ve kişinin özelliklerine göre değişebilir.

Kozmetik güvenliği de benzer bir mantıkla ele alınır.

Bir içerik listesindeki “Phenoxyethanol” kelimesini görmek bize tek başına ürünün tam olarak ne kadar Phenoxyethanol içerdiğini söylemez. Kozmetik içerik listeleri bileşenlerin belirli kurallara göre sıralanmasını sağlar ancak tüketici her zaman tam yüzde oranlarını göremez.

Dolayısıyla yalnızca içerik listesindeki konumdan kesin bir yüzde çıkarmaya çalışmak yanıltıcı olabilir.

Burada benim için en ilginç nokta şuydu:

Bilim, “var mı yok mu?” sorusundan çok daha karmaşık sorular soruyor.

Ne kadar?

Ne şekilde kullanılıyor?

Ne kadar süreyle maruz kalınıyor?

Ciltte mi kalıyor, durulanıyor mu?

Başka maddelerle birlikte mi kullanılıyor?

Kullanıcı çocuk mu, yetişkin mi?

Cilt bariyeri sağlıklı mı?
 
Üst